Çocuklarda Yaratıcılığın Gelişimi

Yaratıcılık bir nesnenin, bir kavramın alışılmış amacı dışında kullanılması anlamına gelir. İki kavram arasında o güne kadar kurulmamış bir ilişkiyi kurmak, benzerlik ya da farklılık yakalamak, geçmiş deneyimleri yeni durumlarla ilişkilendirmek yaratıcılık yeteneğinin bir göstergesidir. Yaratıcılıkla ilgili tanımlar incelendiğinde “yeni”, “yenilik” “özgünlük” ya da “buluş” özelliği olduğu dikkati çeker. Yeni bir düşünce çoğu kez bilinen düşüncelerin bir bileşimidir ya da bir düşüncenin yeni bir çerçeveye ya da şekle sokulmuş hâlidir. Yaratıcılık, uyum sağlama becerisinde önemli bir özellik olarak görülür ve kişilerarası problemleri çözmede bireylerin yeni yolları keşfetmelerini kolaylaştırır.

Yaratıcı bireyler meraklı, kendilerine güvenen, problemlere pratik çözümler bulabilen, esnek ve bağımsız düşünebilen, karmaşık ve zor görevlerden hoşlanan, daha kolay empati kurabilen ve yeniliklere daha açık bir görüntü sergileyen, hayal gücü zengin ve yüksek enerjili kişilerdir. Yaratıcılığın çocuğun kişilik özelliklerini ve buna bağlı olarak yaşamını önemli ölçüde etkilediği göz önüne alındığında okul öncesi dönemden itibaren yaratıcılığı geliştiren ortamların oluşturulmasının önemi ortaya çıkmaktadır.

Ebeveynlere Tavsiyeler

  1.  Soru sormayı teşvik edin

Çocukların çok fazla soru sorduğunu her ebeveyn bilir. Bir ankete göre, çocuklar günde yaklaşık 300 soru soruyor ve en çok soru sordukları yaş da dört.

Ebeveynler genelde, çocukların dikkat çekmek için soru sorduğundan yakınır. Ancak, araştırmalar gösteriyor ki bu sorular aslında bilgi edinme odaklı ve çocukların doğal gelişimi için son derece önemli. Konuşmayı öğrenen çocuklar (18-36 aylık çocuklar) kelimelerle ilgili sorular sorarken okul öncesi yaştaki çocuklar da nesnelerin işlevselliği ile ilgili sorular soruyorlar (“Bu düğme ne işe yarıyor? Bu işaretin anlamı ne?” gibi).

Bu sorulara bıkkınlıkla değil istekli şekilde cevap vererek onları teşvik edebilirsiniz. Daha da önemlisi, soruya soruyla cevap verebilir, aynı anda birden çok şey yapan (multi-tasking) beyniniz üzerindeki yükü azaltabilir ve çocuklarınızın farklı düşünmeleri için imkanlar yaratabilirsiniz.

“Bu ne?” sorusuna cevap olarak “Sence ona ne demeliyiz?” diyebilirsiniz mesela. Mümkün olduğunca çok cevap vermeleri için çocuklarınızı cesaretlendirin.

“Neden”li sorular beyin fırtınası yapmak için harika fırsatlar sunar. “Bu evin önündeki karları neden temizlememişler?” gibi sorular yetişkinlerin sinirlerini bozacak türden olabilir (Nereden bilelim!). Bu durumda, soruyu cevaplamak yerine çocuğunuza yöneltin. Birinin evinin önünü temizlememek için öne sürebileceği tüm nedenleri beraber düşünün.

2. Probleme Dayalı Öğrenme

Çocuklar, karşılaştıkları problemleri kendileri çözmeye çok meraklıdır. Bu nedenle, evde, okulda ya da oyunlarında karşılaştıkları problemlerden bahsetmeleri için onları teşvik edin.

Odaları geceleri çok mu karanlık? Problemleri için potansiyel çözümler bulmalarına ve bu çözümleri deneyerek uygulamalarına izin verin. Burada sergileyebileceğiniz en önemli karakter özelliği sabır. Sabırlı olmayı gösterir ve teşvik ederseniz, çocuklarınızın da ilginç çözümler bulmak için yeterli zamanı olacaktır. Problemlerini kendi fikirleriyle çözmeleri, kendi kendine yeterlilik kapasitelerine çok büyük bir katkı sağlar.

3. Sürece yardım edin ancak cevabı bulmayı onlara bırakın

Yaratıcılık alanında uzman insanların çoğu, yaratıcılık sürecinin öğretilebileceği konusunda hemfikir. Süreç, hem ıraksak (hayal gücünün kullanıldığı, var olan bilgiye dayanılarak değişik yanıtların üretilmesinin sağlanabileceği düşünme yöntemi) hem de yakınsak düşünmeyi (tek yönlü düşünmek) içeriyor.

Çocuğunuz bir problemle karşılaştığında, bir sorusu olduğunda ya da bir yaratma sürecine girdiğinde (örneğin oyun için kale yapıyorken) ona çözümleri sunmayın. Bunun yerine, çocuğunuzun sürecine destek olun. Mümkün olduğunca fazla fikir bulmalarına yardımcı olun (ıraksak düşünme).

Ardından, buldukları çözümlerdeki eksiklikleri bulmalarına yardımcı olun. Potansiyel sorunlar için üretebilecekleri çözümleri bulma sürecinde onlara destek olun. Birden fazla fikri, faydalı ve kapsamlı tek bir çözümle birleştirmeleri için onları teşvik edin.
Çocuklarınızı başkalarıyla birlikte çalışmaları için yönlendirin. Kardeşlerinin ya da diğer aile üyelerinin beyin fırtınasına katılmalarını sağlayın. Birlikte çalışmak yaratıcı süreçte son derece önemli bir unsurdur.

4. Serbest ve kesintisiz zaman

Çocuğunuzun yaratıcılığının gelişmesi için yapabileceğiniz en etkili şeylerden biri ona serbest ve kesintisiz zaman aralıkları vermek. Bahsettiğimiz bu farklı düşünme süreçleri çok fazla vakit alıyor. Çocuğunuzun yaratıcı ya da yapılandırılmış oyunlara dahil olma özgürlüğüne sahip olması, problemleri keşfetmesi ve çözümler üretmesi gerekiyor.

Sahip olduğumuz “meşguliyet” kültürü içinde, çocuklarınızın yapacak hiçbir şeylerinin olmadığı zaman aralıkları belirleyin (dersin, ödevin ya da günlük işlerin olmadığı). Böylece kendi zihinleriyle başbaşa kalabilirler.

5. Bırakın kavga etsinler

Kardeşlik ilişkilerinin ne denli önemli olduğunu evde sürekli vurgularım ve genelde her şey yolunda gider. Bu, çocuklarım hiçbir zaman fikir ayrılığı yaşamıyor demek değil tabii. Sürekli yaşıyorlar! Ancak, tartışmalarına fazla karışmamaya özen gösteriyorum. Ben sakin ve sabırlı kaldığım, anlaşmazlıklarını çözmeyi onların yaratıcılığına bıraktığım sürece sorun çok daha çabuk çözülüyor.

Yani, anlaşmazlıkları, yaratıcılığı teşvik etmek için birer fırsat olarak görüp onlardan yararlanın. Öncelikle, çocuklarınızın sakinleşmesine yardım edin. Sonra, yukarıda bahsedildiği gibi, beyin fırtınası yapmalarına ve çözümler üretmelerine destek olun. Çocuklarınızın, onları tatmin edecek yaratıcı anlaşmalara ve çözümlere vardığını görünce şaşırabilirsiniz.

6. Teknolojiye mola.

Televizyon, cep telefonları, bilgisayarlar hepsi çok eğlenceli ama hayatlarımızda yaratıcılığa az yer bırakıyor. Yaratıcılığa ve hayal kurmaya zaman ayırmak için belli süreler için bu araçları kapatın. Örneğin gökyüzündeki bulut veya duvardaki gölge neye benziyor? Hayal gücü gerektiren sorular yöneltin. Çocukların özgün fikirleri paylaşmasına izin verin.

7. Merak edin.

Yaratıcı süreçleri çocuklarla veya kendi kendiniz ile konuşarak destekleyin: Kendi kendinize sesli konuşun. Kafanızda yürüttüğünüz mantığı bilmelerini sağlayın. Karşılaştığınız problemi ve nasıl üstesinden gelmeyi düşündüğünüzü anlatın. Onlara da danışın. Objeleri, şekilleri, renkleri isimlendirin. Çocuklara ne yaptıklarını sorun, neden bir şeyi seçtiğini veya yaptığını.

8. Mükemmeliyetçi olmayın.

Sonuç hiçbir zaman süreçten önemli değildir. Çocukların fikirlerini kendinizinkilerine benzetmeden değer verin. Ayrıca bir şeyleri bitirmek için onları aceleye getirmeyin, zorlamayın.

Kaynaklar:

Eğitimpedia

Açev Okulöncesi

Anaokuluna Devam Eden Çocukların Yaratıcılıklarının İncelenmesi Zuhal GİZİR ERGEN* Aysel KÖKSAL AKYOL*

Yazar: sistemyonetici

Bir cevap yazın